Vitrindeki albümler

MABEL MATİZ ‘FATİH’ (POSE RECORDS)

İlk albümün üzerinden 12 yıl geçti; Buket Uzuner romanından esinlenmiş adıyla Mabel Matiz için köprünün altından çok sular aktı. O günlerden bu yana kubbesinde baki kalan duygusallığı ve nahifliği. Şimdi başladığı noktanın ötesinde, iddialı bir pazarlamanın tahtında. İlk kez gerçek adını kullandığı albümü “Fatih”, üç yıllık hazırlık sürecinin, 20 yapımcı eşliğinin, Aşkın Nur Yengi, Melike Şahin, Kalben düetlerinin dışında ciddi özelliklere sahip.

Beşinci albümünde 25 şarkı var, uzunluğu 106 dakika. Algı süreçleri kısalmış, tahammül süreleri azalmış bir kuşağa karşı bu uzunlukta müzik yapmak bir direniş çeşidi. Günümüzün cılk pop anlayışının dışında duruyor “Fatih”. Gündelik moda akımlara paçasını kaptırmadan müzik yapması da bir direniş çeşidi. Doksanlı yıllara has bir havası var; bilhassa Sezen Aksu’yu anımsatan düzenlemeleri… Melodiler eski, sözler alışıldık değil. Çok fazla sözcük kullanıyor. Edebiyat tarihimizin yakın geçmişinden ve modern Türk şiirinden besleniyor, bir de geçmişinden. Her ne kadar prozodi kurallarını yeniden yazarak elde ettiği nevi şahsına münhasır söyleme tekniği ve tercih ettiği eski ve yakası açılmadık kelimeler bazı dinleyicileri zorluyor olsa da bu da bir direniş çeşidi.

TİMUÇİN ŞAHİN’S FLOW STATE ‘FUNK POEMS FOR ‘BİRD’ (KALAN MÜZİK)

1992 yılından beri yurtdışında yaşayan caz gitarcısı Timuçin Şahin 2001 yılında “On The Line” albümünü çıkarmış, Hollanda’da bir yarışmada birinci olmuştu. Sonrasında merdivenin basamaklarını birer ikişer tırmanmaya başladı, üretken bir döneme girerek albümler çıkardı. Girişken ve cesur karakteriyle dünya devlerini sahnesinde ve albümlerinde ağırladı. “Funk Poems For ‘Bird’”, Şahin 35 yaşında hayata veda eden Bird lakaplı efsane saksofoncu Charlie Parker’a şükranlarını sunuyor.

Şahin, yarım saati biraz aşan sekiz parçada, Bird’ü modern dünyaya tahvil ederek canlandırıyor. İlhamını aldığı büyük ustanın sonik evrenini, bir papağan gibi tekrara yeltenmeden yorumluyor. Bird’ün ölümünün ardından geçen üç çeyrek yüzyıla rağmen etkisinden bir şey yitirmediğini kanıtlıyor. Bu işi yaparken de en büyük desteği müzisyen dostları piyanist Cory Smythe, basçı Reggie Washington ve davulcu Sean Rickman’dan alıyor.

Enerjik, özgür doğaçlamanın ve M-Base geleneğinin bir parçası hatta devamı gibi tınlıyor. Şahin bestelerinde arada bir Bird’ün karakteristik cümlelerini hikâyenin içine gizlese de gönderme yapmıyor, onun ruhunu yaşatmaya çalışıyor. Dinlemesi çok kolay değil ama verdiğiniz emeğin karşılığını fazlasıyla alıyorsunuz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir